<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Sit Down.</title>
	<atom:link href="http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/</link>
	<description>welcome to the still waters</description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Nov 2010 16:40:32 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>By: champersnova</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-290</link>
		<dc:creator>champersnova</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 22:46:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-290</guid>
		<description>Banklar sanslilar. Hem de sanssizlar. Nefes alamadiklari icin. Bu maceranin icinden bir obje olarak sizip gecmek. Sahibini terk etmeyen sadik kopekler gibi. Tam insanoglunun kalemi. Cok severiz sadik olanlari. Ama neler kacirirlar sadik olmakla mesgul iken onlar. Tuzlu suyun puskurttugu serpintinin serinligini kaciran bank gibi. O da belki kanatlanmak isterdi yandasiyla. Sahibini beklemek yerine. Hissederdi hayati ne guzel.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Banklar sanslilar. Hem de sanssizlar. Nefes alamadiklari icin. Bu maceranin icinden bir obje olarak sizip gecmek. Sahibini terk etmeyen sadik kopekler gibi. Tam insanoglunun kalemi. Cok severiz sadik olanlari. Ama neler kacirirlar sadik olmakla mesgul iken onlar. Tuzlu suyun puskurttugu serpintinin serinligini kaciran bank gibi. O da belki kanatlanmak isterdi yandasiyla. Sahibini beklemek yerine. Hissederdi hayati ne guzel.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: baris</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-265</link>
		<dc:creator>baris</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 00:39:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-265</guid>
		<description>&quot;...Benches are nice. They don’t breathe.&quot; baska turlu olmasi kotu olurmus. bu yukarida yazilanlardan sonra soyleyecek cok seye ihtiyaci olurdu. guneste kurudu, yagmurda curudu, bir tarafi kirildi belki kalbi de, ustu cizildi, cildi kabardi, suya atildi... bunlarin hic birinde yalniz degildi ama. banklar sansli bence.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;&#8230;Benches are nice. They don’t breathe.&#8221; baska turlu olmasi kotu olurmus. bu yukarida yazilanlardan sonra soyleyecek cok seye ihtiyaci olurdu. guneste kurudu, yagmurda curudu, bir tarafi kirildi belki kalbi de, ustu cizildi, cildi kabardi, suya atildi&#8230; bunlarin hic birinde yalniz degildi ama. banklar sansli bence.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: champersnova</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-261</link>
		<dc:creator>champersnova</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 22:36:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-261</guid>
		<description>Sisedeki abu hayat mi seni boyle derinlige ceken. Sinirlerini gevsetip, duz cizgide zig zaglar cizdiren. Yoksa dalgalar mi? Yosun kokusunu pompalarcasina yuzune carpan serpintiler mi? Slowdive&#039;in seni besige oturtturmus gibi ritm tutan Altogether&#039;i mi yoksa. Belki de hepsi. Yada hicbiri. Sen zaten o sarhoslukta geldin dunyaya. Dunyevi yasam sacmaliklarinin bastirdigini o sisede buldugunla asilestiriyorsun. Artik denizdesin. Evin gibi hissettiren dalgalarin ustunde. Islaksin. Aklindan gecmis, gececek ve gecmekte olan binbir tilkiyle tutunuyorsun sikica artik nemden yumusamaya baslamis ahsap kenarlara. Nasil bir alem bu? Yoksa uyuyor musun dusuncelerinin icinde. Hani Catherine Wheel - Texture&#039;da diyor ya guvenli kiyilar diye. Aslinda o kiyidan hic cikmadin mi sen hic yoksa? Hem kiyidasin hem denizde. Hem dusunuyorsun hem uyusmus tum algilarin. Sadece o sise ve artik son yudumunu almak uzere oldugun bulaniklik var bugulu gurultunun arasinda algilayabildigin. Su ve ahsap var bir de hislerine bir kacak gibi sizmis olan. Hic bu kadar keyif almamistin esintilerden. Iste su koyu dondugunde yakamozu bile goreceksin belki de. Hic ayilmasan keske.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sisedeki abu hayat mi seni boyle derinlige ceken. Sinirlerini gevsetip, duz cizgide zig zaglar cizdiren. Yoksa dalgalar mi? Yosun kokusunu pompalarcasina yuzune carpan serpintiler mi? Slowdive&#8217;in seni besige oturtturmus gibi ritm tutan Altogether&#8217;i mi yoksa. Belki de hepsi. Yada hicbiri. Sen zaten o sarhoslukta geldin dunyaya. Dunyevi yasam sacmaliklarinin bastirdigini o sisede buldugunla asilestiriyorsun. Artik denizdesin. Evin gibi hissettiren dalgalarin ustunde. Islaksin. Aklindan gecmis, gececek ve gecmekte olan binbir tilkiyle tutunuyorsun sikica artik nemden yumusamaya baslamis ahsap kenarlara. Nasil bir alem bu? Yoksa uyuyor musun dusuncelerinin icinde. Hani Catherine Wheel &#8211; Texture&#8217;da diyor ya guvenli kiyilar diye. Aslinda o kiyidan hic cikmadin mi sen hic yoksa? Hem kiyidasin hem denizde. Hem dusunuyorsun hem uyusmus tum algilarin. Sadece o sise ve artik son yudumunu almak uzere oldugun bulaniklik var bugulu gurultunun arasinda algilayabildigin. Su ve ahsap var bir de hislerine bir kacak gibi sizmis olan. Hic bu kadar keyif almamistin esintilerden. Iste su koyu dondugunde yakamozu bile goreceksin belki de. Hic ayilmasan keske.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: baris</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-258</link>
		<dc:creator>baris</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 23:16:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-258</guid>
		<description>bankin sirtinda denizlere acilirken, sana slowdive-altogether&#039;i mirildaniyor gibi gelir. yanindaki iki icki sisesine bakarsin. bir tanesi hic acilmamistir. digeri ise hic bir zaman bitmemektedir. icersin, icersin, bitmez. kapagini hafif acik birakirsin. yine de akip gitmez. ustundeki etiket neredeyse tamamen yirtilmis, silinmistir. baskasina tanidik gelmese de, sen bilirsin icinde ne oldugunu. acmazsin diger siseyi. ayni sisenin icinde calkalanmis tatlari ister bunyen hep. yenilen der belki sana yanindan gecmekte olan dalgalar. ama senin icin en guzel yenilik, o kokudur... o calkalan sisenin kapagini actiginda hissettigin yeni ama bir o kadar da bilindik olan koku. o kadar uzun suredir seninledir ki o sise, istemezsin yeniden tatmak ilk andaki tadini. bu yuzden acmazsin diger siseyi. cunku onun dalgali sularda nasil bir tat verecegini tahmin edemezsin. yine tanidik olana sarilir, tanimadik bir sarhosluk pesinde kosarsin. sisenin icindeki de yardimci olur sana... bilirsin ama hissetmezsin sirtinda yuzdugun o bankla birlikte derin sulara agir agir batmakta oldugunu. gozlerini kapatirsin tam bu anda. bulanik gitar rifleri, havada isik huzmeleri seklinde ilerleyen synth melodileri, agir agir yukselmektedir. gozlerin kapali olsa da, goz kapaklarinin arkasina vuran, ortami sepyalastiran bir gunes varmis gibi gelir, o karanligin icinde. agirdan daha da derine inersin o cizikler ve sevdigin diger seyleriyle. derinlik sarhoslugu da gelir arkasindan.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bankin sirtinda denizlere acilirken, sana slowdive-altogether&#8217;i mirildaniyor gibi gelir. yanindaki iki icki sisesine bakarsin. bir tanesi hic acilmamistir. digeri ise hic bir zaman bitmemektedir. icersin, icersin, bitmez. kapagini hafif acik birakirsin. yine de akip gitmez. ustundeki etiket neredeyse tamamen yirtilmis, silinmistir. baskasina tanidik gelmese de, sen bilirsin icinde ne oldugunu. acmazsin diger siseyi. ayni sisenin icinde calkalanmis tatlari ister bunyen hep. yenilen der belki sana yanindan gecmekte olan dalgalar. ama senin icin en guzel yenilik, o kokudur&#8230; o calkalan sisenin kapagini actiginda hissettigin yeni ama bir o kadar da bilindik olan koku. o kadar uzun suredir seninledir ki o sise, istemezsin yeniden tatmak ilk andaki tadini. bu yuzden acmazsin diger siseyi. cunku onun dalgali sularda nasil bir tat verecegini tahmin edemezsin. yine tanidik olana sarilir, tanimadik bir sarhosluk pesinde kosarsin. sisenin icindeki de yardimci olur sana&#8230; bilirsin ama hissetmezsin sirtinda yuzdugun o bankla birlikte derin sulara agir agir batmakta oldugunu. gozlerini kapatirsin tam bu anda. bulanik gitar rifleri, havada isik huzmeleri seklinde ilerleyen synth melodileri, agir agir yukselmektedir. gozlerin kapali olsa da, goz kapaklarinin arkasina vuran, ortami sepyalastiran bir gunes varmis gibi gelir, o karanligin icinde. agirdan daha da derine inersin o cizikler ve sevdigin diger seyleriyle. derinlik sarhoslugu da gelir arkasindan.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: champersnova</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-247</link>
		<dc:creator>champersnova</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 22:09:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-247</guid>
		<description>Eline bulasan yagmur suyunu koklarsin. Ahsapla karismis nem kokusu gibi. Tanidik geliyor o bilindik yesil agacliklardan. Kulaklarini muzikle tikayip nirvanaya ulastigini sandigin o golgelik huzurdan. Soyle bir yuzune surersin ellerinin islakligini. Cok onceleri kesfetmissin; yagmuru ve topragi teninde hissetmek, yeniden canlanmaktir diye. Yagmurda islanmis ayakkabilarini cikarirsin, uzerine bastigin topragi duymak icin. Karsidaki tekneden kendini gordugunu hayal eder, kendine imrenirsin. Bulutlarin arasindan sizan yildizlarin aydinliginda parildayan mutluluktur gordugun. Cizikler, yagmur ve bank. Dusunursun. Ayaklanabilir mi o bank? Yuzebilir mi seni sirtlayip sorumluluk dugusunun yaratilmadigi bir yerlere? </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eline bulasan yagmur suyunu koklarsin. Ahsapla karismis nem kokusu gibi. Tanidik geliyor o bilindik yesil agacliklardan. Kulaklarini muzikle tikayip nirvanaya ulastigini sandigin o golgelik huzurdan. Soyle bir yuzune surersin ellerinin islakligini. Cok onceleri kesfetmissin; yagmuru ve topragi teninde hissetmek, yeniden canlanmaktir diye. Yagmurda islanmis ayakkabilarini cikarirsin, uzerine bastigin topragi duymak icin. Karsidaki tekneden kendini gordugunu hayal eder, kendine imrenirsin. Bulutlarin arasindan sizan yildizlarin aydinliginda parildayan mutluluktur gordugun. Cizikler, yagmur ve bank. Dusunursun. Ayaklanabilir mi o bank? Yuzebilir mi seni sirtlayip sorumluluk dugusunun yaratilmadigi bir yerlere?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: baris</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-245</link>
		<dc:creator>baris</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 22:02:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-245</guid>
		<description>ellerinle soyle bir silersin o ciziklerin ustundeki su birikintisini. yagmur dualarinin karisinda nefes almaya devam etsin istersin o cizikler, sen halen oradayken. gozlerini kaparsin. 
yagmur belki siddetlenecek. icine isleyecek. belki ruzgarin etkisiyle o lalelerden biri kopup, yanina ucacak. sanki bir seyler anlatmaya calisiyormuscasina... kafani kaldirdiginda sahilde ufak bir tekne gorsen, yine isteyeceksin belki alip goturmek cizikleriyle, kiriklariyla. kaptani olmak o teknenin, isteyebilecegin bir sey olacak. uzaklasmak istersin, daha fazla yagmur ve ruzgarla karsilasacagini dusunmeden.
sonra gozlerini acarsin. yagmur belki durmustur belki durmamistir. ama orada oturmaya devam etmek istersin, en azindan iki kadeh bir sey icecek vakit gelene kadar. sonra bakarsin oyuklara, ciziklere, rengi koyulasmis harflerine. kabarmistir yuzeyi. daha gercek ve samimi gelmeye devam eder boylesi. pastel renkli kanepenin icine gomulmus, yumusak minderiyle kaykik bir munasebettense, boyle bir seye taniklik ettigin icin mutlu hissedersin kendini. boylesine tek tarafli bir mutluluktan sucluluk duymayi umursamadan. mutlusundur, asagiya baktiginda gorebilecegin ve kendini gunesi yerine koyabilecegin bir izmarit galaksisine sahip degilsindir cunku. yildizlar pek ulasamayacagin seylerken ve bu bakimdan genelde mutsuzluk verirken, sen en azindan on an icin guzel bir seyin atmosferindesindir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ellerinle soyle bir silersin o ciziklerin ustundeki su birikintisini. yagmur dualarinin karisinda nefes almaya devam etsin istersin o cizikler, sen halen oradayken. gozlerini kaparsin.<br />
yagmur belki siddetlenecek. icine isleyecek. belki ruzgarin etkisiyle o lalelerden biri kopup, yanina ucacak. sanki bir seyler anlatmaya calisiyormuscasina&#8230; kafani kaldirdiginda sahilde ufak bir tekne gorsen, yine isteyeceksin belki alip goturmek cizikleriyle, kiriklariyla. kaptani olmak o teknenin, isteyebilecegin bir sey olacak. uzaklasmak istersin, daha fazla yagmur ve ruzgarla karsilasacagini dusunmeden.<br />
sonra gozlerini acarsin. yagmur belki durmustur belki durmamistir. ama orada oturmaya devam etmek istersin, en azindan iki kadeh bir sey icecek vakit gelene kadar. sonra bakarsin oyuklara, ciziklere, rengi koyulasmis harflerine. kabarmistir yuzeyi. daha gercek ve samimi gelmeye devam eder boylesi. pastel renkli kanepenin icine gomulmus, yumusak minderiyle kaykik bir munasebettense, boyle bir seye taniklik ettigin icin mutlu hissedersin kendini. boylesine tek tarafli bir mutluluktan sucluluk duymayi umursamadan. mutlusundur, asagiya baktiginda gorebilecegin ve kendini gunesi yerine koyabilecegin bir izmarit galaksisine sahip degilsindir cunku. yildizlar pek ulasamayacagin seylerken ve bu bakimdan genelde mutsuzluk verirken, sen en azindan on an icin guzel bir seyin atmosferindesindir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: champersnova</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-244</link>
		<dc:creator>champersnova</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 20:01:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-244</guid>
		<description>Gunes ve sonra ruzgar ve sonra hafiften serpitili Mayis yagmuru... Oylesine tembellestirmis dusunmekten yorgun dusmus vucudunu. Yerinden kimildayamazsin. Sirti kirik banktan kalkmak aksamin o saatinde; uzerinde &#039;lutfen koparmayiniz&#039; yazan laleri koparmayi istemek gibi. Kiyamazsin zaten onlara da. Iliman iklime hapsolmus Sibirya Kurtlarini gordugunde en havali tasmalariyla; hissettigin icsel gozyaslari gibi. Ciziklere yagmur dolacak oradan kalktiginda. Yikayip suruklercesine uzerinde buyuttugun binbir hayali Marmara&#039;ya savuracak.  Icin titrercesine usumek orada, o anda... Oyle tatli gelir ki. Yagmurla buyumemis miydin sen zaten? Tutunursun ahsabin islakliginda koyulasmis harflerine. Biraz daha beklesin Marmara.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gunes ve sonra ruzgar ve sonra hafiften serpitili Mayis yagmuru&#8230; Oylesine tembellestirmis dusunmekten yorgun dusmus vucudunu. Yerinden kimildayamazsin. Sirti kirik banktan kalkmak aksamin o saatinde; uzerinde &#8216;lutfen koparmayiniz&#8217; yazan laleri koparmayi istemek gibi. Kiyamazsin zaten onlara da. Iliman iklime hapsolmus Sibirya Kurtlarini gordugunde en havali tasmalariyla; hissettigin icsel gozyaslari gibi. Ciziklere yagmur dolacak oradan kalktiginda. Yikayip suruklercesine uzerinde buyuttugun binbir hayali Marmara&#8217;ya savuracak.  Icin titrercesine usumek orada, o anda&#8230; Oyle tatli gelir ki. Yagmurla buyumemis miydin sen zaten? Tutunursun ahsabin islakliginda koyulasmis harflerine. Biraz daha beklesin Marmara.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: baris</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-239</link>
		<dc:creator>baris</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 00:06:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-239</guid>
		<description>dayanamadim ben. anlamsizca devam ediyorum...
bankta oturuyorsun. ellerin dizlerinin uzerinde. bir elin dizini diger eline kiyasla daha sikica tutuyor. gunes yuzune bu sefer tamamen vuruyor. sadece yuzune de degil, her yerine. icine isliyor. ama garip bir ruzgar da var. kollarinda, dirseklerinde &quot;o&quot; urpermeyi hissediyorsun. icine isleyen bir sicaklikla rolantide giden bir zitlik olusturuyor. bankin sirtini yasladigin yeri kirilmis, dik durmani engelliyor. butun o cizikleriyle, yazili yuzeyiyle bildigin, bulunmak istedigin bank hafif bir rahatsizlik veriyor. kalkabilirsin ama alismisin. gunesin etkisi de var bunda tabii. mayismisliktan daha baska bir sey... ama dirseklerindeki urperme daha gercek kiliyor her seyi. sonra, hava karariyor. gunes cekiliyor. urperme yerini usumeye birakiyor. bir yolunu bulsan, alip yaninda gotureceksin o banki. onu oradan alip goturmek serbest mi? koparip almak... sonrasinda ayni gunese ve ruzgara sahip olamayacagini bile bile...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>dayanamadim ben. anlamsizca devam ediyorum&#8230;<br />
bankta oturuyorsun. ellerin dizlerinin uzerinde. bir elin dizini diger eline kiyasla daha sikica tutuyor. gunes yuzune bu sefer tamamen vuruyor. sadece yuzune de degil, her yerine. icine isliyor. ama garip bir ruzgar da var. kollarinda, dirseklerinde &#8220;o&#8221; urpermeyi hissediyorsun. icine isleyen bir sicaklikla rolantide giden bir zitlik olusturuyor. bankin sirtini yasladigin yeri kirilmis, dik durmani engelliyor. butun o cizikleriyle, yazili yuzeyiyle bildigin, bulunmak istedigin bank hafif bir rahatsizlik veriyor. kalkabilirsin ama alismisin. gunesin etkisi de var bunda tabii. mayismisliktan daha baska bir sey&#8230; ama dirseklerindeki urperme daha gercek kiliyor her seyi. sonra, hava karariyor. gunes cekiliyor. urperme yerini usumeye birakiyor. bir yolunu bulsan, alip yaninda gotureceksin o banki. onu oradan alip goturmek serbest mi? koparip almak&#8230; sonrasinda ayni gunese ve ruzgara sahip olamayacagini bile bile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: champersnova</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-234</link>
		<dc:creator>champersnova</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 22:46:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-234</guid>
		<description>Ne guzel olur. Bakarsin bu sayfa eskir, diplere batar gider... Elimizde bu da var: merihyazici at gmail dot com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne guzel olur. Bakarsin bu sayfa eskir, diplere batar gider&#8230; Elimizde bu da var: merihyazici at gmail dot com</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: baris</title>
		<link>http://champersnova.com/2010/04/20/sit-down/comment-page-1/#comment-231</link>
		<dc:creator>baris</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 13:56:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://champersnova.com/?p=145#comment-231</guid>
		<description>benim yazilar bu aralar herhangi bir duraktan gecmiyor. gecsin istiyorum aslinda ama, bakalim artik... bir sey cikaracak olursam buradan bildirebilirim sanirim?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>benim yazilar bu aralar herhangi bir duraktan gecmiyor. gecsin istiyorum aslinda ama, bakalim artik&#8230; bir sey cikaracak olursam buradan bildirebilirim sanirim?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

